Maltın Günü – Bağımsız Şişeleyiciler Viski Tadımı

In Tadım, Viski by Keyif Adamı2 Comments

Dün akşam Maltın Günü ekibiyle Türkiye’de ilk defa yapılan bir tadıma imza attık. Bağımsız şişeleyicilerden  7 farklı viski denedik. Whisky Show London’dan dönerken valizlerinde buldukları her boşluğa şişeleri sıkıştırmış ve bizim denememiz için getirmişler. Bu tadımı mümkün kaldıkları için Varol’a, ViskiPerver’e ve Burkay’a teşekkürü bir borç bilirim.

Bağımsız Şişeleyici Nedir?

Literatür çalışması yapmak gerekiyor tabii bu konuya girerken. Özet olarak bağımsız şişeleyici damıtımevlerinden viski satın alıp, bunları kendi fıçılarında, mahzenlerinde olgunlaştıran, bir nevi deneysel çalışmalar yapan şirketler diyebiliriz. Yeni damıtılmış beyaz bir viskiyi kendi fıçılarında dilediği kadar yıllandırabilir, yıllanmış viskiyi satın alıp direkt şişeleyebilir, başka maltlarla, viskilerle harman yapabilir ya da ilerisi için stok yapabilirler. Dediğim gibi olay biraz deneysel 🙂

Bu tür şişelemelerin bazı yararları da var. Aklınızdaki “9 yıllık Ardbeg nasıl olur?”, “Macallan’ı Pinot Noir fıçısında yatırsalar nasıl bir viski ortaya çıkar?”, “15 tahıl viskisi bir araya gelse kıyamet kopar mı?” gibi fantastik soruları cevaplama şansına erişebilirsiniz. Pinot Noir’da Macallan yapan oldu mu bilmiyorum ama bu da benim önerim olmuş olsun. Ancak en beğendiğim viskilerden biri olan rom fıçılarında olgunlaşmış Balvenie 14 Caribbean Cask gibi viskiler de bu bağımsız şişeleyicilerin ön ayak olup yarattığı viskiler. Onlar farklı fıçılar kullanmamış olmasalardı Balvenie bu riski alır mıydı bilemiyorum.

Bir başka yarar da yukarıdan anladığınız üzere malt viski damıtımevleri için riski azaltmak. Yukarıdaki soruları bazen cevap bulabiliyor, iyi çıkarsa kendisi de el atıyor duruma. Aynı zamanda sıfır viski sattığı anda kendi viskilerinin başka ortamlardaki gelişimine de yakından tanık olabiliyor.

Bu tür şişelerin tek sıkıntısı normalden pahalı olması. Butik üretimi de göz önüne alarak yüksek fiyatlı olması beklenen bir durum zaten. Ancak hak ettiğinin çok üstünde olan şişeler de bulunmakta.

Dün her şey bir yana hava tam bir viski havasıydı. Sevgili Onur da bunu oldukça güzel bir şekilde fotoğraflamış.

Dünün viskilerine bakalım.

İlk viskimiz Compass Box’ın Hedonism isimli viskisiydi. 8- 15 farklı tahıl viskisinin bir araya geldiği bu viski %43 alkollü, ilk dolum Amerikan meşesi fıçılarda yıllanmış. Burunda vanilya, bisküvit, bergamot, sütlü çikolata kokuları var. Damakta ise limon ve alkol ilk başta ön planda. Güçlü bir hindistan cevizi aroması bu andan itibaren dominant olmaya başlıyor. Fındık ve toffee tatları da buna eşlik ediyor. Bitişi kısa fakat rahatsız edici değil.

Compass Box’ın Spice Tree isimli viskisiyle devam ediyoruz. Etiket tasarımı inanılmaz güzel. Açıkçası benim sevdiklerim arasındaydı. Bir malt harmanı olan Spice Tree burunda baharat bombasıyla başladı. Bal, karamel gibi Highland hatırlatan aromalar öne çıktı. Su eklenince tahılımsı aromalar da ortaya çıktı. Damakta zencefil, tuz, biber, hafif burbonumsu notalar ar. Bitişi orta uzun ve kuru. Baharat notalarıyla bitiyor.

Üçüncü viski merakla beklediğim Elements Of Islay’dan Lg 5 şişesiydi. Breaking Bad’den önce bu şekilde kimyasal formülleri andıran etiketlerle piyasaya çıkmaları onlara artı bir puan kazandırmıştı zaten. Kesin olmasa da (resmi bir açıklama yok) bir Lagavulin maltı denediğimizi düşünüyoruz. Burunda turba, vanilya, krema, ilaçsı kokular var. Damakta biber, turba, iyot, yumurta tatları yer alıyor. Bitişi beyaz baharat ve turba ile notalanmış orta uzunlukta.

Bir sonraki viskimiz ise bağımsız şişeleyiciler arasında en eski firmalardan olan Gordon & Macphail’den Connoisseurs Choice. Türkiye’nin ilk viski kitabı olan sevgili Mehmet Yalçın ve Teoman Hünal’ın yazdığı “A’dan Z’ye Viski”nin ilk basım kapağında da bulunan bu içki de oldukça önemli viskileri şişelemiş. Biz de Clynelish 1997 tatma şansı bulduk. Ayrıca sevgili Varol’un bu viskiyi “Erbabının Seçimi” olarak çevirmesi takdire şayandı. Sunumu ise üst düzeydi.

Burunda muz, armut, limon ve fundalık kokuları yer alıyor. Damak ise fındıksı, biber tatlarının yanı sıra krem karamel tadı da aldık. Bitiş yine orta kısa uzunlukta ve baharat eşliğinde sonlanıyor. Gecenin en beğendiğim viskilerinden biri.

5. viski ise 2015 World Whisky Awards’da En İyi İskoç Harman Viskisi seçilen Velvet Fig. Bunu deneme şansı bulmak da harika bir his. Harman malt olduğunu hissetmiyorsunuz desem yeridir. Burunda kuru erik, kuru üzümi karamel ve baharat aromaları var. Damakta ise buruk bir tatlılık kuyu kayısıyla çözülüyor. Bitişi orta uzunlukta tarçın, üzüm pestili ve karamel izleri taşıyor.

GGecenin yine güzel tasarlanmış etiketlerinden birini taşıyan viskilerinden Big Peat’e geçtik.. Burunda turba, tuz, chipotle, mentol, ecza dolabı kokularıyla Caol Ila’yı anımsatan aromalar mevcut. Damakta közlenmiş patlıcan, beyaz tütün, sülfür ve fazla yanmış yaprak tütün aromaları var. Bitişi oldukça sıcak, orta uzunlukta ve kakao izleri taşıyor.

Son viskimiz ise Meleklerin Payı’nın Scotch Malt Whisky Society üyelik kutusundan 20cl’lik bir şişe oldu. Sevgili Viski Gurme‘nin harika sunumundan sonra tattığımız viski inanılmazdı. SMWS hakkındaki yazılarımı tekrar incelerseniz hiç pişman olduğum bir viski içmediğimi fark edebilirsiniz. 33.127 noldu Ardbeg burunda ilaçsı kokularla meşhur turbasını, deniz tuzu ve vanilya eşliğinde sunuyor. Damakta beyaz baharatların ağızdaki dağılışını net bir şekilde hissedebiliyorsunuz. Bunun yanında turba ve meşe izleri de geliyor. Baharatın yanında dumanlı ve tatlı bir yoğunluk da yaşanıyor. Bitişi uzun dengeli keyifli bir viski. Gecenin en fark yaratanı diyelim. Oldukça şanslıyız.

Yine harika bir gece geçirdik. Viskiler ve sunumlar için Varol, Viski Perver ve Burkay’a. Harika SMWS sunumu için Ozan’a ve fotoğraflar için Onur Şimşekçi’ye çok teşekkür ederim. Ekip zaten süper. Bu kadroyla tadım bir harika.

Viski Gurme’nin bu tadım hakkındaki yazısını okumanızı da tavsiye ederim.

I Love Maltın Günü