Deli Bir Bira – Delirium Tremens

In Bira by Keyif Adamı0 Comments

İlginç bir birayla karşı karşıyayız bugün. İronik bir isme sahip olan Delirium Tremens’i anlatacağım size.

“Delirium Tremens”in sözlük anlamı alkol yoksunluğunun etkilerine denk gelmekte. Yani kronik alkolik birinin bir anda alkol alımını kesmesiyle meydana gelen rahatsız edici fiziksel ve zihinsel travmalar. Belirtileri “Delirium”, yani halisünasyonlar, titreme, başağrısı ve bir çok travmasal durum.

Brouwerij Huyghe çekici anlamından dolayı ‘Delirium’ kelimesini oldukça anlamlı kullanmış. Kuruluşu 1906’ya dayanan bira evi, 1930’larda hızla büyümüş ancak 70’li yıllarda yavaşlamıştır. 1985’te yapısında değişikliğe giden fabrika 1989’da dünyaca ünlenen birasını satışa sunmuştur. Bu bira Delirium Tremens’den başka bir bira değildir.

1989’da ilk üretildiğinde %9 alkol seviyesine sahip olan biranın alkoli 2003’te %8.5’e indirilmiştir. Seramik görünümlü harika şişesinin üstündeki pembe filli etiketiyle adeta sevimli bir bira görünümü çizse de yapımında kullanılan 3 mayanın çılgın etkisi isminin yansımasını gözler önüne seriyor. 1997’de Stuart Kallen tarafından en iyi bira olarak adlandırılan DT, 1998’de Chicago’da altın madalya almıştır.

25. yılını kutlayan DT, şu anda dünyanın en önemli ve sevilen craft biralarından biri haline geldi.

Filli orijinal bardağı olmasa da benzer bir bardakla yaptığım tadımda da görüldüğü üzere inanılmaz kalın ve yoğun bir köpüğü var Delirium Tremens’in. Bu köpüğün içim süresinde de kaybolmaya hiç niyeti olmuyor.

Burunda oldukça maltsı, 3 farklı mayanın yarattığı kokunun yoğunluğu altında baharat notalarının da eşlik ettiği bir deneyim yaşıyoruz. Damakta yoğun, gövdeli ve içimi rahat bir birayla karşılaşmamıza rağmen oldukça zengin bir tat skalası karşımıza çıkıyor. Maya, muz, karanfil, şeftali, tahılımsı tatların arasından animal tonlar dediğimiz deri kokuları da eşlik ediyor. Bitişi uzun ve mayanın hakimiyeti altında.

 Türkiye’de market fiyatı biraz yüksek de olsa (16TL) Delirium Red ile birlikte alıp denenmeli ve damakta yeni lezzetlere açık kapı bırakmalı diye düşünüyorum. Fondü, sufle gibi yoğun tatlara hoş eşlik edecek bir bira.

Yorum yazın