Bloody Mary – Hangover Kokteyli

In Kokteyl by Keyif Adamı0 Comments

Yarın akşam çoğumuz davetlere gideceğiz, evimizde arkadaşlarımızla güzel bir gece geçireceğiz. Bu siteyi takip eden çoğu kişinin de alkol alacağını düşünmekteyim. Hepimizin çekindiği ‘1 Ocak sabahı ne kadar kötü kalkarım?’ sorusunu biraz daha etkisiz hale getirmek için yardımınıza koşmaya karar verdim. Tabii ki güzel bir kokteylle, o kokteyl de Bloody Mary.

Bloody Mary etkisi bilinen bir hangover kürüdür. Muhtemelen yabancı filmlerde bolca duymuşsunuzdur zaten. Bloody Mary’nin mantığı Türkiye’de “Çivi çiviyi söker” mantığıyla benzerlik gösteren “Hair of the dog that bit you” deyişiyle anılır. Eski kayıtlara göre kuduz belirtisi gösteren köpeklerin ısırdığı yere o köpeğin tüyünden bir tutam koyarak tedavi etmeye çalışanlardan dolayı böyle bir söylem ortaya çıkıyor. Bu sebeple alkolün yarattığı kötü etkiyi biraz daha alkolle düzeltmek Bloody Mary’nin görev tanımına uyuyor. Ülkemizde biz bunu ne kadar birayla yapsak da, bu kokteyl daha şık ve lezzetli bir seçenek.

Bloody Mary’nin kökeni için ise birçok iddia bulunmakta ancak bunların en güçlüsü 1921’de Paris’te bulunan ünlü Harry’s New York Bar adlı barda keşfedilmiş olduğu. 1911’de Paris’te Amerikalı bir jokey tarafından açılan bir bistro, Manhattan’dan ortağının getirdiği bir barla Paris’in popüler yerlerinden biri oluyor ve adını New York Bar koyuyorlar. İleride Sloan’un(jokey) finansal anlamda zorluk çekmesinden dolayı İskoç barmen Harry MacElhone 1923’te mekanı satın alıp adını Harry’s New York Bar yapıyor ve bir efsane doğuyor. Bundan sonraki yıllarda barın çok ünlü konukları oluyor. Bunların arasında Ernest Hemingway, Coco Chanel, Humphrey Bogart gibi isimler de önde geliyorlar.

100. yılda BBC’nin mekanın müdürü Alan Da Silva ile yaptığı bir röportajda Bloody Mary’nin hikayesi anlatılıyor. Bloody Mary’nin doğuşu barmen Pete Petiot tarafından bazı müşterilere domates suyu ve vodka ile bir kokteyl yapması ile başlıyor. Bardaki arkadaşlarından biri “Bu benim kabarede tanıştığım kız arkadaşıma benziyor” diyor. Kızın çalıştığı kabarenin adı “Bucket of Blood” ve kızın adı da Mary olması üzerine kokteylin ismi Bloody Mary oluyor. Harry’s New York Bar bunun yanında Side Car, White Lady, James Bond gibi diğer ünlü kokteyllerin de doğum yeri.

Gelelim Bloody Mary’nin tarifine. Güzel haberimiz üst kalite bir votka gerekmemesi. Yani iyi votkaları yarın gece tüketip sabaha içilebilir bir şeyler bırakmanız yeterli. Aşağıdaki malzemeler ve tarif bir Highball bardağı için yeterli olacak bir tariftir. Oranları ona göre arttırıp azaltabilirsiniz.

  • 1 shot (45ml) Votka
  • ¾ su bardağı (180 ml) Domates Suyu
  • 2 tatlı kaşığı limon suyu
  • 1-2 tatlı kaşığı Worcestershire Sosu (Migros’ta var)
  • 3-5 damla Tabasco (O da Migros’ta var)
  • Yarım tatlı kaşığı yeni çekilmiş karabiber
  • 1 çay kaşığı deniz tuzu
  • Sap kereviz
  • Limon

Bir shakera sırasıyla, limon suyu, Worcestershire sosu, Tabasco, karabiber, deniz tuzu, votka ve domates suyunu ekleyin. İçine buz doldurulmuş başka bir shaker hazırlayın. Şimdi kokteyli shakerlar arasında aktaracağız. 7-8 kez yaparsak yeterince karışıp soğuyacaktır. Sallamamamızın sebebi içkinin fazla hava almaması, yeterli karışması ve yoğunluğunu korumasıdır. Bu yüzden rolling adını verdiğimi bu tekniği uygulamamız gerekiyor.

Son olarak içine küp buz doldurulmuş bir Highball bardağına içeceğimizi doldurup, sap kereviz ve limonla süsleme yapmak kalıyor. Bardağın en üstünü biraz daha karabiberle de süsleyebilirsiniz. İstenildiği takdirde turşu, zeytin ve lime da kullanılabilir, ki harika bir lezzet yarattıklarından emin olabilirsiniz.

Votka
45ml

Domates Suyu
180ml

Worcestershire Sosu
2 Tatlı Kaşığı

Tabasco
4-5damla

Limon Suyu
2 Tatlı Kaşığı

Yeni Çekilmiş Karabiber
1/2 Tatlı Kaşığı

Deniz Tuzu
1 Çay Kaşığı

Yorum yazın