Bir Kokteyl Gecesi

In Kokteyl by Keyif Adamı8 Comments

Geçtiğimiz Cumartesi sevgili arkadaşlarımdan Onur Şimşekçi’nin daveti üzerine Onur Şanlı, Ozan Vural, ben ve eşlerimiz Emirgan sırtlarında İstanbul Boğazı manzaralı harika bir terasta kokteyl tadımı için toplandık. Genellikle viski tadımlarında görüştüğümüz dostlarımız geceye farklı şeyler içeceklerini bilerek geldiler. Açıkçası bu gecenin barmeni olan beni biraz daha heyecanlandırıyordu. Damak tatlarını tamamen değiştirecek şeyler yapmayı planlıyordum. Bu sebeple iddialı ve farklı tarifler, kokteyller denemek istedim.  Aşağıdaki manzaraya sahip yerlerde kokteylin güzel olmama şansı yok zaten.

Kafamdaki kokteyllere yakın tatlara uygun bir line-up çıkardığımda oldukça sağlam şişeler toplamıştım. Grey Goose, St. Germain, Martini Asti, Martini Extra Dry, Bacardi ve Bombay Sapphire potansiyellerini ortaya koymaya hazırdı.

Geceye “Sunset Peach” ile başladım. Ezilmiş şeftali, çilek parçaları ve fesleğen yapraklarının yarattığı zengin yapının üzerine yazın en güzel taraflarından biri olan Bacardi Carta Blanca ekleyip üstüne az miktarda St. Germain, Angostura Orange Bitters ve yarım portakalın suyunu dökünce ortaya leziz bir başlangıç kokteyli çıktı.

Porto Riko’da üretilen Bacardi romları, zamanında Küba’da Ernest Hemingway gibi içki meraklılarına yapılan orijinal Cuba Libre ve Daiquiri’de kullanılan romlardı. Bundan sonra da dünya çapında bir ün kazandı. Birçok kokteyle uyum göstermesinin altında light bir yapısının olması ve tropikal meyveler, limon, lime, portakal gibi narenciyeler ve kış baharatlarına fazlaca yakışması yatıyor.

St. Germain ise Fransa’da üretilen bir likör. İçeriğinde mürver çiçeği (elderflower) özü, çarkıfelek meyvesi (passion fruit) ve narenciye aromaları bulunmakta. Türkiye’de özellikle yumuşak fakat tatlı bir likör arayanların tapacağı türden bir likör. Egzotik kokteyllerle, buzla, gecenin ilerleyen saatlerinde bizim de yaptığımız gibi prosecco veya şampanya ile yudumlanabilecek bir kokteyl.

Angostura Orange Bitters ise kokteyllere tat vermekte kullanılan bir bitter türü. Ne yazık ki Türkiye’de bitter satılmıyor ancak yurt dışında bulmanız oldukça kolay. Trinidad’ın meyve bahçelerinde yetişen Karayip portakallarının güneşte kurutulan kabuklarından yapılmakta.  Kokteyllerin yanısıra restoranlarda ve özellikle çikolatalı tatlılarda da çok kullanılmakta.

Gecenin ikinci kokteyli ise usta barmen Tamer Arslan’ın önerileri ve yardımlarıyla yapılan bir kokteyl oldu. “Made by Rose!” karşıt tatları nasıl bir araya getiririz düşüncesinin bir ürünü aslında. Geceden bir gün önce Tamer’le düşünürken elimdeki gül şurubunu hafifletmek için sifonla gazlı bir hale getirip tatlı ekşi bir karışıma eklemek güzel bir fikir diye düşündük.

Bir ölçü gül şerbeti, bir ölçü su ve çok az miktarda deniz tuzunu sifonda çalkalayıp nitrojen tüpünün yardımıyla gazlandırdık.

Bacardi, St Germain, Sweet & Sour ve Cranberry Bitters eklediğimiz kokteyli shakerda iyice çalkalayıp soğuttuktan sonra bardağa döktük. Üzerine taze kekik dalını ekledikten sonra gül sodasını ekledim ve lime dilimi ile süsledim . Sonuç muazzam bir görüntü, karşıt tatların dengeli birlikteliği oldu.

Ara geçiş olarak Vodka Martini yapmak bu kokteyllerden sonra ciddi bir iş oldu tabii ki. Önce shakera 1 cl kadar Martini Extra Dry vermut koyup ve sıkı bir çalkalamadan sonra döktüm. Bu şekilde vermut eser şekilde aromalarını kokteyle geçmesini sağladım. Shakera şimdi Grey Goose votka ekleyerek çalkalıyoruz ve bardağımıza süzmek geleneksel bir Vodka Martini’yi içmenizi sağlayacaktır.

Grey Goose Kuzey Fransa’da yapılıyor. En azından hikayesi öyle başlıyor. Picardy Bölgesi’ndeki buğdaylar distile ediliyor ve Cognac Bölgesi’nde Pristine Nehri’nin sularıyla birleşiyor. Super Premium Vodka sınıfında olan Grey Goose oldukça kremamsı bir damağa sahip. Burunda narenciye izleri olan floral bir aroması var. Bitişi de orta-uzun aralığında, keskin değil ve keyif verici. İlk defa tatma şansı buldum ve çok beğendim.

Martini Extra Dry ise çoğu kokteylde kullanılan bir vermut. Şişeyi görenler daha çok kokteyl olan Martini sansa da kokteylin sadece ufak ama önemli bir parçası Martini Extra Dry. Floral bir burnu, baharat ve yeşil bitkiler ağırlığında bir damak takip ediyor. Bitişi kuru fakat uzun.

Kokteyllerde kullandığım sebze ve meyvelerin taze olması şart. Zorunda kalmadıkça konsantre ve şekerli meyve suları kullanmayı sevmiyorum. Bugün de olabildiğince hazırlanmıştım bunun için.

Gecede tabii ki hafif kokteyller tercih edenler de oldu. St. Germain’in imza kokteyli “The St. Germain Cocktail”i bu noktada kullandım. Normalde Collins bardağında bol buzla hazırlanan kokteyl yerine Martini Asti’nin aromalarının daha yoğun olması için buzlukta bekletilmiş şampanya kadehleri kullandım.

Martini Asti üzerine St Germain ve üzerine de mineral suyu (club soda veya tonic de günü kurtarır) ekleyip ufak bir miktar karıştırınca oldukça ferah ve hafif bir kokteyl ortaya çıktı.

Martini Asti Piedmont’daki misket üzümlerinden yapılan normale göre düşük alkollü ve kolay içimli bir köpüklü şarap, yani prosecco. Üzüm,şeftali ve kavun aromaları adeta sizi sarmakta.

Gecenin son kokteyli ise Lemonese oldu. Shakerda ezilmiş nane ve lime üstüne 1 tam limonun suyu, üzerine 2 ölçü Bombay Sapphire ve  1 ölçü St.Germain ekledikten sonra final dokunuşu olarak Angostura Bitters ekledikten sonra bol buzla sert bir şekilde çalkalıyoruz. Soğuk kadehte görünen harika sarı sıvı “Lemonese” oluyor.

Premium cinlerde içerdiği botaniklerin önemini ilk vurgulayan cin olan Bombay Sapphire 10 adet özenle seçilmiş botanik içeriyor. 2000’li yıllarda bardak tasarım yarışmalarıyla da fırtına estirmişti. Burunda botanikler, limon kabuğu, kişniş, meyan kökü gibi aromalar havada uçuşurken damağı yoğun, baharatlı ve doğal bir tatlılığı var. Tatlı likörlere ve cin tonikte inanılmaz etkiler yaratıyor. Bu kokteylde de fresh aromalarıyla harikalar yarattı.

Geceyi biz burada kapattık ama benim uslu durduğum söylenemez. Sweet & Sour kalmıştı ve kullanmam gerekiyordu. Grey Goose, St.Germain, Angostura Bitter ve Sweet&Sour ile evde biraz daha sert ama tatlımsı ve narenciye ağırlıklı bir kokteyl daha yaptım:)

Geceden fotoğrafları ve yaşadığımız keyfi aşağıda görebilirsiniz. Gecenin dolunayın en güzel sahnelerine denk gelmesi de akşamı daha güzel kılan detaylardandır. Öncelikle ev sahibimiz Onur’a teşekkürlerimi sunuyorum. Diğer dostlarıa da bu farklıkokteylleri denedikleri için teşekkür ediyorum.

Comments

  1. Pingback: Bacardi Carta Blanca - Keyif Adamı

  2. Pingback: Grey Goose Vodka - Keyif Adamı

  3. Pingback: St. Germain - Keyif Adamı

  4. Pingback: Martini Extra Dry - Keyif Adamı

  5. Yazıyı okurken tek tek bütün kokteyllerin içişini ve alınan zevki hayal edebildim; anlatım güzel, kokteyller eminim daha da güzeldir, yazı dili yetmemiştir. =)

  6. Made by Roze yaparken kullandığınız sifonu nereden bulabilirim acaba?Ayrıca sodalaştırdık dediniz ama kremamsı bir kıvamı da var merak ettim doğrusu 🙂

Yorum yazın