2016’nın İçki Figürü – Wines Of Nesli / Neslihan İvit

In Şarap by Keyif Adamı0 Comments

2016’da çok küçük bir nüfusa sıkışmış olan içki dünyamız birçok gelişme gördü. Harika viskiler ülkemize girdi, biralar gelmeye devam etti, şarapta çok önemli ödüller alındı, çok keyifli tadımlara katıldık. Birçok dostumuz çok başarılı işler yaptı ancak bence aramızdaki en başarılı ve en çalışkan figür bu yılı Kaliforniya’da geçiren, Wines Of Nesli blogunun da yazarı sevgili Neslihan İvit’ti. Neslihan’la tanışıklığım içki sektöründe çalışmaya başlamadan ODTÜ’ye kadar dayanıyor. Yıllar önce iki mühendis adayıyken tanıştıktan yıllar sonra Napa Vadisi’nde çalıştığı Inglenook Winery’de kendisiyle şarap tatma ve konuşma şansı buldum. Ben sordum, Nesli cevapladı.

Wines Of Nesli

KA: Keyif Adamı
N: Nesli

KA: Kendinden kısaca bahsedebilir misin? 

N: Ben Neslihan (kısaca Nesli diyebilirsiniz). İzmirliyim, ODTÜ’lüyüm. Gıda mühendisiyim, şarap yapımı ve bağcılık uzmanıyım. Yani işin daha çok mutfağındayım ama boş zamanlarımda şarap tadımlarına katılıyorum, yemek pişirip şarap eşleştirmesi yapıyorum. Bir de bol bol seyahat ediyorum. Ve bütün bunları blogumda ve Instagram’da paylaşmaya çalışıyorum. Kısaca böyle.

KA: ODTÜ’de mühendislik okurken şaraba nasıl yöneldin?

N: ODTÜ’deki 3. yılımı Erasmus programıyla İtalya’da Bolonya Üniversitesi’nde geçirdim ve aldığım gıda dersleri içinde fermantasyon ve şarap kimyası da olduğu için şarap üretimine ilgim başlamış oldu. Bir yandan da, İtalya’yı gezerken girdiğim yerel yiyecek dükkanlarında kendimi hep şarap reyonunda bulmaya başladım. Daha sonra şarap dükkanlarını ve şaraphaneleri gezer oldum, fırsat buldukça tatmaya başladım, böylece ilgim daha da arttı. ODTÜ’ye dönünce de bu ilgi devam etti, fermantasyon dersi aldım ve üretim stajlarımı şaraphanede yaptım.

KA: Yurtdışına çıkışın nasıl gerçekleşti?

N: ODTÜ’den mezun olduktan sonra stajlarımı yaptığım şaraphanede işe girdim. Şaraphanede çalıştıkça öğrenme isteğim arttı ve bağcılıkla ilgili daha çok bilgi sahibi olmak istediğimi fark ettim. Ayrıca şarap sektöründe dünyada neler olup bittiğini de çok merak ediyordum. İtalya’dan sonra, yurtdışına çıkıp, o keyfi tatmış ve hızını alamamış bir genç olarak aklımın bir köşesinde tekrar çıkmak vardı. Durum böyle olunca, bütün bu isteklerime cevap verebilecek bir yüksek lisans aradım ve sonunda Vinifera Euromaster’ı buldum. Bu yüksek lisans; bağcılık, şarap yapımı ve şarap ekonomisi üzerine dünyanın her yerinden gelen en iyi profesörlerin yine aynı şekilde dünyanın her yerinden gelen öğrencilere ders verdiği 2 yıllık bir eğitim. Tabi tahmin edersiniz ki, bu eğitim bana her anlamda global bir bakış açısı kazandırdı ve devamı da geldi.

Wines Of Nesli Neslihan

KA: Wi.nes of Nesli nasıl doğdu?

N: Aslında Wi.nes of Nesli öncelikle NedNes’in Şaraphanesi olarak başlamıştı, Fransa’da yüksek lisansa başlamamla yaptıklarımı paylaşmak için bu blog’u açmıştım. Daha sonra yabancı çevremden ‘’Yazdıklarını biz de okuyup anlamak istiyoruz.’’ şeklinde yorumlar gelince ben de İngilizce yazmaya karar verdim. Ben anılarımın yazmadığım ya da fotoğraflamadığım zaman kaybolduğunu hissediyorum, o yüzden Wi.nes of Nesli genel olarak benim şarap günlüğüm diyebilirim; ürettiğim ve tattığım şaraplar, ilginç deneyimlerim, katıldığım etkinlikler, tanıştığım ve beni etkileyen insanlarla ilgili her şeyi burada paylaşıyorum.

KA: Winemaker olmak nasıl bir his?

N: Şarap yapımı hayran olunası bir proses. İşin asıl mutfağı bağ ve şarabı bu kadar büyülü hale getiren de bu bence. Doğayla işbirliği yaparak, üzümleri en kaliteli ve verimli şekilde yetiştirmesine yardımcı olmak ilk görevim. Daha sonraki görevim ise üzümleri tanıyıp, nasıl bir üretim metodu uygulanacağına karar vermek ve bu yolda üzümleri zorlamadan kendi karakterlerini şaraba aktarmalarına yol göstermek. Şarap elde edildikten sonra yine kadehinize ulaşana kadar verilmesi gereken bir sürü karar var ve bu kararlarda hem analitik düşünme gücü hem de tüm duyuların etkili bir biçimde kullanılması gerekiyor. Bütün bunları yapmak bana zevk veriyor, bir üzümü kadehlere taşımaktan mutluluk ve gurur duyuyorum.

Wines Of Nesli Wine

KA: Hangi ülkeleri gezdin ve sırada neler var?

N: Şarap yapmak için seyahat ettiğim ülkeler Fransa, İspanya, Şili ve ABD. Bu yıl sonuna doğru ise Kanada’da olacağım. İleride şarap yapmak istediğim ülkelerin başında İtalya geliyor, sonrasında da Arjantin. Değişik bölgelerde şarap yapmak, mesleki anlamda bana çok şey katıyor ve beni zinde tutuyor. Gittiğim yerlerde şarap yapmanın yanı sıra, en az birkaç ay kalıp, oranın dilini konuşarak insanları, günlük hayatlarını ve kültürlerini anlamaya çalışıyorum. Bu sayede çok şey öğrendim ve öğrenmeye de devam ediyorum.

KA: Çalıştığın en iyi bağ hangisiydi?

N: Çalıştığım her bağın benim için yeri ayrı, hepsinde çok farklı deneyimler yaşadım. Öncelikle Kavaklıdere Şarapçılık, şarap yapımında ilk deneyimim ve oradaki winemaker’lardan çok şey öğrendim. Sonrasında Madrid’de çalıştığım şaraphane de aynı şekilde benim için çok iyi bir okul oldu. Bordeaux’da çalıştığım bağ, Chateau Cantemerle bana adeta büyülü bir dünyanın kapısını açtı; terroir’ın gerçek etkisini görerek, yüzyıllardır devam eden bir geleneğin bir parçası oldum. Şili’de çalıştığım Viña Caliterra’da yaptığım şaraplar benim çocuklarım gibiydi; fıçılarda, amforalarda ve yumurta şeklinde beton tanklarda fermantasyon yaparak butik bir üretim tarzıyla çalıştık. Tek kelimeyle harika bir deneyimdi. Napa’da Inglenook Winery’de ise terroir’ı ön planda tutan çok kaliteli şaraplar ürettik. En iyisini seçmek çok zor, o yüzden en iyi bağ, henüz çalışmadığım olandır diyerek bu soruyu geçiyorum.

Nesli with egg fermanter

KA: 3 şarap söylemeni istiyorum: Önüne koyulunca asla hayır diyemeyeceğin bir tane, bir tane overrated, son olarak da underrated.

N: Önüme konulunca asla hayır diyemeyeceğim şarap daha önce denemediğim bir üzümden yapılmış olan bir şaraptır. ‘’Bu üzüm nasıl bir şarap verir acaba?’’ merakıyla mutlaka tadarım! Overrated olarak nitelendirebileceğim şarap, şişesi altın kaplama, pırlanta işleme vs olan lüks şampanyalar. Altını pırlantayı takı olarak takıp, şampanyayı kadehimde sade tercih ederim. Underrated ise maalesef ne ülkemizde ne de yurtdışında hak ettiği gibi temsil edilip, tanınma fırsatı bulamayan Türk şarapları.

KA: Çok teşekkür ederim Nesli. Yıllar sonra seninle görüşmek cidden çok keyifliydi. En yakın zamanda senin ürettiğin şarapları tatmak umuduyla!!

Nesli’yi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz:)

Blog

Instagram

Twitter

Wınes Of Neslı

 

Yorum yazın